Ana Sayfa >> RÖPORTAJLAR >> Mavi Bisiklet'te her şey gerçek!

Eklenme tarihi : 13-01-2017 23:32:27

Mavi Bisiklet'te her şey gerçek!
'Altın Portakal'ın zirveye oturan filmi

Mavi Bisiklet'te her şey gerçek!

- Başkanlık konusu,- Bisiklet özlemi,- Yıllar önce tren yolunda bulunan, hala gizemini koruyan faili meçhul bir ölüm,- Çocukların demokratik hakları için verdikleri var olma mücadelesi…
Filmin hikâyesindeki her şey gerçek olayların bir parçası!



Filmin hikâyesindeki her şey gerçek olayların bir parçası!

Hezarfen ÇELEBİ / Özel Röportaj - sinemaSTAR.com
Türk sinema sektörü başarılı yapımlara imza atmaya devam ederken, bu hafta sayfamıza 2016 yılına aldığı ödüllerle damga vuran Mavi Bisiklet ve onun ödüllü yönetmeni Ümit Köreken’i taşıyoruz.   Katıldığı tüm festivallerde kendinden söz ettirmeyi başaran ödüllü film Mavi Bisiklet, Türkiye’nin en prestijli festivali Antalya Film Festivali’nin de tartışmasız 2016 yılı galibi oldu. Ümit Köreken’in ilk filmi 53. Antalya Film Festivali’nde   En iyi Senaryo, En iyi Yönetmen ve En İyi Film dalında ödülleri  toplayarak şüphesiz 2016 yılında “Altın Portakal”larla zirveye oturan yapım olarak öne çıktı.

Yapımcılığını eşi  Nursen Çetin Köreken’in yaptığı filmle çocukların dünyasından tamamen gerçek, yaşanmış bir hikayeyi seyirciye başarılı bir şekilde aktaran yönetmen Köreken’in  Mavi Bisiklet’i, ayrıca  Çocuk ve Gençlik Filmleri Festivali Cinekid Co-Production Market, ‘En İyi Proje Ödülü’, 4.Hollanda Kırmızı Lale Film Festivali ‘Eleştirmenler Ödülü’ ve 19.Olympia Uluslararası Çocuk ve Gençlik Filmleri Festivali’nde ‘En İyi Genç Erkek Oyuncu Ödülü’ ile ‘Yunanistan Film Kulüpleri Birliği Özel Ödülü’nün sahibi oldu.

Ümit Köreken söyleşi esnasında bu defa yapımcılığını üstleneceğiı ve eşi Nursen Çetin Köreken’in  yöneteceği  yeni projeleri hakkında da bilgiler verdi.    

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ümit Köreken Kimdir?
 

1978 yılında Akşehir'de doğan Ümit Köreken DTCF Tiyatro bölümünde bir yıl okuduktan sonra İşletme Bölümünü bitirdi. 2002 yılında TRT Radyosu'na yazdığı ilk radyo tiyatrosu ile -Zeus- 2.lik ödülü aldı. TRT'ye radyo oyunları, arkası yarınlar, çocuk bahçesi programı için dramalar yazmaya devam etti. 2008 ve 2009 yıllarında yazdığı tiyatro oyunları ile ödüller aldı. Çeşitli edebiyat dergilerinde öyküleri yayınlandı ve Mitos-Boyut Yayınevi’nden bir kitabı çıktı. Çizgi ve Kiraz Bekçisi adında iki kısa film çekti.  2013 yılında Nursen Çetin Köreken'le birlikte Drama Film Prodüksiyon şirketini kurdular.  Ortak üretimleri ilk uzun metraj filmleri Mavi Bisiklet ile birçok festivale katıldılar ve ‘en iyi film’, ’en iyi yönetmen’ başta olmak üzere çeşitli ödüller aldılar.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------




Mavi Bisiklet filminizin çıkış noktası nedir?

Ümit Köreken: Uzun yıllardır çocuk ve gençlerle çalışıyor, onlar için projeler üretiyorduk. Projelerimizi yurt dışı dâhil daha geniş kitlelere ulaştırmak gibi bir hedef belirlemiştik. Uzun zamandır “Çocuklar yetişkin dünyasında gördükleri bir adaletsizliğe kendi çocuk dünyalarında nasıl çözüm üretebilirler?” sorusu üzerine düşünüyorduk. Mavi Bisiklet bu sorunun üzerine şekillendi.


Senaryo esin kaynağı neydi?

Ü. K.: Filmin hikâyesindeki her şey gerçek olayların bir parçası: Başkanlık konusu, bisiklet özlemi, yıllar önce tren yolunda bulunan hala gizemini koruyan faili meçhul bir ölüm ve çocukların demokratik hakları için verdikleri var olma mücadelesi…


Yazımı ne kadar sürdü?

Ü. K.:  2010 yılında ilk draftını yazdık. 2014 yılı sonuna kadar yazımı devam etti.


Filminizin genelinde yoğun bir bir mavi hâkimiyeti var, neden kırmızı veya yeşil değil de mavi bisiklet?

Ü. K.: Hikâyemizin kahramanı gibi yoksul ve çok erken yaşta büyük sorumluluklar almış bir çocuk için mavi bisiklet büyük bir hayal. Hayaller çalışıldığında ve emek verildiğinde gerçek bir mucizeye dönüşür. Mavi Bisiklet hayalleri, inancı, emeği ve bunların birleşiminden doğabilecek özgürlüğü ifade ediyor benim için.

Filmdeki mavi renk kullanımı tamamen planlıdır ve her sahnede bir mavi nesne kullanılacak şekilde tasarım yapılmıştır.

 

Eşinizle beraber çalışıyorsunuz, görev paylaşımını nasıl yapıyorsunuz?

Ü. K.: Eşim Nursen Çetin Köreken ile uzun yıllardır birlikte çalışıyoruz. Birbirimizin sınırlarını biliriz ve saygı duyarız. Mavi Bisiklet’te senaryoyu birlikte yazdık. O yapımcı ve oyuncularından biriydi. Ben de yapımın bir kısmında yer aldım ve yönetmenliği üstlendim. Yapmak istediğimiz işin gerektirdiği görev paylaşımlarını yapıyoruz. Bu bizim işimizi de kolaylaştırıyor.


Filme yansımaları nasıl oluyor?

Ü. K.: Birbirini tanıyan ve hayatı birlikte paylaşan yönetmen ve yapımcının filme pozitif anlamda katkısı çok büyük oluyor.


Yapım süreci ve aşamaları ne kadar sürdü?

Ü. K.: Mavi Bisiklet filminin senaryosunu, Kültür Bakanlığı’nın desteğiyle yazarken, film çekme fikri de oluştu. ‘Neden olmasın?’ dedik. Sonra sinema üzerine Nursen film yapımcılık ben yönetmenlik eğitimi alıp, iki kısa film çektik. Projemizin, 2012’de İKSV kapsamında İstanbul Film Festivali bünyesinde, ‘Köprüde Buluşmalar’a davet edilmesiyle orada, uluslararası yapımcılarla ilk defa görüşme fırsatı bulduk derken devamı geldi. Orada projenin nerelere gidebileceğini ve nasıl bir dolaşımının olduğunu test etme imkânı da bulduk. 2013’te Kültür Bakanlığı’ndan aynı projeyle bu kez yapım desteği aldık. O yılın yaz aylarında da Amsterdam’da bulunan Çocuk ve Gençlik Filmleri Festivali Cinekid Co-Production Market’e davet edildik. Orada Alman ortağımızla tanıştık. “En İyi Proje Ödülü”nü kazandık. Alman ortağımızla fon arayışımız, 2014’te Eurimages desteğini getirdi. TRT filmin ön alımını yaptı. 2015’te çekimlerini yaptık. 2016’da da bitirdik. Filmin çekimini, yaklaşık 5 haftada tamamladık. Ama hazırlık sürecimiz iki yıl sürdü. Çocuklarla, 2013’te çalışmaya başladık.



Hazırlık aşamalarında ilginç olaylar yaşadınız mı?

Ü. K.: Hazırlık aşamasında Akşehir’de çok yoğun bir kış vardı. Bazı günler mekân bakmaya bile gidemedik yoğun kar yağışı nedeniyle. En keyifli taraflarından biri dışarıda lapa lapa kar yağarken çocuklarla çalışmalar yapmaktı.


Oyuncularınızın neredeyse tamamı tanınmamış oyuncular, neden böyle bir tercih yaptınız?

Ü. K.: Filmde iki profesyonel oyuncu dışında tamamen yerel castla çalıştık. Çocukları özellikle Akşehir’den tercih ettik. Çünkü orada olduğumuz müddetçe onlara da bir katkımız olsun istiyorduk. İki yıl boyunca tamamen gönüllü olarak ciddi eğitimler verdik. Bu eğitimlerin onların ilerleyen yaşlarında çok güzel şeylere dönüşeceğine inanıyoruz.


Ali karakterini canlandıran Selim Kaya’yı nasıl ve neden seçtiniz?

Ü. K.: Başrolü oynayabilecek birkaç alternatif vardı. Çalıştığımız çocukların videosunu çekimlere 3 gün kala bir kez daha izledim ve nihai kararımı vererek Selim’i seçtim. Başrol oynamayı sadece bir hayal olarak gören Selim (Ali) kendisinin seçilmesine çok şaşırdı. Ben Selim’in rolün altından kalkacağına emindim. Akşehir’in bir köyünden ona ulaşmıştık ve çalışmalar boyunca genel olarak sessiz kalmıştı. Fakat o sessizliğinin altında çok güçlü bir yapısı vardı. Aynı zamanda becerikli ve algılaması çok yüksekti. Nitekim Selim 19.Olympia Uluslararası Çocuk ve Gençlik Filmleri Festivali’nde ‘En İyi Genç Erkek Oyuncu Ödülü’ne layık görüldü. Selim’in bu ödülü fazlasıyla hak ettiğine inanıyorum.


Kamera karşısında ilk sınavını veren Selim, nasıl bir oyuncu, zorlandığı yerler oldu mu?

Ü. K.: Selim, algılaması ve içsel motivasyonu yüksek, fiziksel olarak dayanıklı ve el becerileri çok gelişmiş bir çocuktu. Özellikle gözleri ve yüzüyle duyguyu çok iyi veriyordu. Onunla çalışmak çok keyifliydi.
 

 

Biz Veysel karakterini de (Mustafa Küçükibiş) sevdik, o nasıl seçildi, nasıl bir oyuncuydu?

Ü. K.: Selim ve Mustafa filmin çekildiği okulda sınıf arkadaşıydılar. Mustafa da verdiğimiz eğitimler sonucunda seçildi. Normalde konuşurken bile yüzü kızaran çok naif bir çocuk. Filmdeki rolü kötü çocuk gibi görünmesine rağmen birçok yerde çok sevildi. Çünkü iyi niyetli bir yüzü var.


Filmde rol alan çocuklar hepsi aynı bölgeden, birbirlerini tanıyan çocuklar mı?

Ü. K.: Filmi Akşehir’de çekmeye karar verdikten sonra 2013 yılında çalışmalara başladık ve tüm okulları gezerek ne yapmak istediğimizi tek tek anlattık. Bunun sonucunda 400 kadar çocuğa ulaştık. Onların aileleriyle de toplantılar yaptık. Akşehir Belediyesi’nin de desteğiyle ulaştığımız çocuklara temel sinema eğitimi, drama, tiyatro eğitimleri verdik. Ön yapım sürecinde 100 civarında çocuk devam ediyordu çalışmalarımıza. Onlara senaryo vermedik ve ortak senaryo yazarı ve yapımcımız Nursen Çetin Köreken ile senaryodan bazı temalar belirledik. Çocuklarla ön yapım süreci boyunca bu temalar üzerine çalışmalar yaptık. Filmin çekimleri başladığında hepsi duygu olarak istediğimiz yere gelmişlerdi.


Çocuklarla çalışmak zor oldu mu? Neden?

Ü. K.: Çocuklarla uzun yıllardır çalışmalar yapıyoruz. Onların doğumlarından itibaren birer birey olduklarına inanıyoruz. Göz teması kurup onları anlamaya çalışırsanız size çok şaşırtıcı şeyler söyleyebilirler. Güvenlerini kazanabilirseniz onların dünyasına da dâhil olabilirsiniz. Önemli olan onlara fikirlerinin değerli olduğunu ve birer birey olduklarını hissettirebilmek. Bunu yapabilirseniz çocuklarla çalışmak dünyanın en keyifli işidir.

 

Kamera, ışık, Jimmy jib, steadicam vs. gibi özel etki artırıcı tercihleriniz olduysa hangi sahnelerde oldu?

Ü. K.: Özel etki artırıcı hiçbir teknik ekipman kullanmadık. Her şeyin doğala en yakın şekilde görünmesini önemsedim.


Yapım sürecinde yaşadığınız, ilginç bir an oldu mu?

Ü. K.: Filmdeki balık tutma sahnesi en zor sahnelerden biriydi. Çocuklar kocaman çizmelerle suyun içinde koşarken epey zorlandılar. Bir ara onları motive etmek için asistanımla ben nehre girip balık avlama sahnesini oynadık. Öyle coşkuluyduk ki ikimiz de baştan aşağı sırılsıklam olduk. Çocuklar ondan sonra o coşkuya katıldılar ve sahneyi çok daha iyi çekebildik. 


Türkiye’nin en prestijli sinema festivalinde ödüllerin hepsini birden toplamak nasıl bir duygu?

Ü. K.: Ülkemizde çocuklar için nitelikli filmler yapmak amacıyla çıktığımız yolda 53. Antalya Film Festivali’nde önemli üç büyük ödülü almaya hak kazandığımız için çok mutluyuz. Amacımızı taçlandıran bu ödüller bizi bu yolda emin adımlarla yürümek konusunda daha da yüreklendirdi. Bu alanda öncü olduğumuzu ve benzer projelerin de yapılmaya başlandığını görmek bizi ayrıca sevindiren bir başka konu. Gönül verdiğimiz bu yolda çalışmalarımızı sürdüreceğimizi ve daha fazla çocuğa ulaşmayı hedeflediğimizi de belirtmek isterim. En azından sinema sektöründe elimizden gelenleri yaparak Dünya çocuklarının çocukluklarını doyasıya yaşaması dileğiyle yolumuza devam edeceğiz.




Bunu daha ilk filmde başarabileceğinizi hissediyor muydunuz?

Ü. K.: Ödüle ya da festivale odaklı film yapma motivasyonunda ziyade, derdimiz olan ve yüreğimizden gelen bir hikâyeyi yapmaya odaklandık. Çok önemli festivallere davet edildik, davet edilmeye de devam ediyoruz. İzleyiciyle, festivallerle her buluşmamızda filmin onlara ulaşma biçiminden çok mutlu olduk. Bu bağlamda ödül alacağımızı da hissediyorduk ve bekliyorduk.

 

Gözünüzde Türk Sineması nerede?

Ü. K.: Türk sineması gelişme aşamasında ve önemli filmler yapılmaya devam ediliyor.


Filminizle istediğiniz sayıda sinema salonlarında gösterime girebildiniz mi?

Ü. K.: Tamamen fonlarla ilerleyen filmlerde tanıtım bütçesi ayırmak çok mümkün olmuyor. Mevcut bütçeniz ancak filminizi bitirmeye aracılık ediyor. Bu nedenle çok fazla salonda girmeye olanak bulamıyorsunuz. Biz 10 kopya olarak Başka Sinema kapsamında gösterime girdik ve bir ay gösterimde kalabildik. Kademeli olarak kopya sayımız düştü. Son haftayı 3 kopya olarak tamamladık.


Çok önemli bir festivalin, en önemli ödülleriyle donatılmış bir filmin gişedeki sonucundan memnun kaldınız mı?

Ü. K.: Bir önceki sorunuzda saydığım nedenlerden dolayı gişeden çok büyük bir beklentimiz yoktu. Filmi sinema salonlarında izlemek için gelen tüm izleyiciye teşekkürler.


Ödüller haricinde, Mavi Bisiklet ile tatmin edici sonuçlar elde etmiş oldunuz mu?

Ü. K.: Mavi Bisiklet, Çocuk ve Gençlik Filmleri Festivali Cinekid Co-Production Market, ‘En İyi Proje Ödülü’, 53. Antalya Film Festivali Ulusal Yarışmada En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo ödülleri, 4.Hollanda Kırmızı Lale Film Festivali ‘Eleştirmenler Ödülü’ ve 19.Olympia Uluslararası Çocuk ve Gençlik Filmleri Festivali’nde ‘En İyi Genç Erkek Oyuncu Ödülü’ ile ‘Yunanistan Film Kulüpleri Birliği Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Bunlar bizim için çok önemli tabii.

Ama asıl önemlisi doğudan batıya dünyanın birçok ülkesinde katıldığımız festivallerde Mavi Bisiklet’in evrensel konusuyla izleyicinin yoğun ilgisiyle ve beğenisiyle karşılaşması. Aynı zamanda filmin oluşum sürecinde Akşehir ve civar köylerden 400 çocuğa dokunma fırsatımız oldu. Onları sinemayla tanıştırmak ve farkındalık yaratmak bizi çok mutlu etti.



Şimdi yeni hedefler koydunuz mu, bundan sonra neler yapacaksınız?

Ü. K.: Şu anda yürüttüğümüz 3 proje var, 2’si uzun metrajlı film, birisi belgesel film.  Benim yapıp yönetmek istediğim bir film var. Onu yazıyoruz Mart ayı gibi bitecek. Onu araştırırken başka bir habere daha rastladık. Konya’da 14 yaşında bir genç iki yıl önce yüzmeye başlamış, yürüme ve işitme engelli ve iki yılda 7 altın madalya kazanmış. Onun hikâyesine rastladık. Onun belgeselini yapacağız. Diğer uzun metraj filmimiz ise 2013 yılında Nursen’in yazdığı, ‘Arayış’ adında kimsesiz çocuklarla ilgili bir sinema filmi senaryosu, onun yönetmenliğini Nursen, yapımcılığını ben yapacağım.

 

Mavi Bisiklet filmini de başından beri bir transmedya projesi olarak düşünmüştük. O da şöyleydi: Önce tiyatro olarak yazdık. Sinema filmi var. Diğer yandan tasarladığımız animasyon dizi kısmı var. Bir de bilgisayar oyunu sürümü var. Kitap olarak da çıkartabilirsek diğer medya alanlarına da transfer edeceğiz. Görme ve işitme engellileri de düşündük. İşitme engelliler için yeni bir çıkış almak ve onların da izleyebilmesini sağlamaya çalışıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı’nın ‘değerler eğitimi’ kapsamıyla çok örtüşen bir konu, ‘Mavi Bisiklet’. Bu değerler eğitimi kapsamında Türkiye’deki tüm ortaokul bünyesindeki çocuklara ulaşıp, izletmek istiyoruz. Onun dışında işitme engelliler için işaret diliyle bir versiyonunu yapmak istiyoruz. Şu an görme engelliler için bir betimlemesi üzerine çalışıyoruz. 

Mavi Bisiklet Fragmanı:


Yorumlar

[ Yorum Yaz ] 

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorumu siz yapın...
İlginizi çekebilecek Diğer RÖPORTAJLAR Haberleri
Paylaş
Çok Okunan Haberler
Etiketler